yazihamit.sitemynet.com
logo_cide_fest06_134.jpg

YazıhamitKöyü
Nüfus
DoğumÖlüm
KültürSanat
KültürSanat
Camiimiz
FotoGaleri 1
FotoGaleri 2
FotoGaleri 3
FotoGaleri 4
GelenekGörenek
GelenekGörenek
GelenekGörenek
Göletlerimiz
KuyuKebabı
KöyMuhtarları
SütMerkezi
CihanÜnal
İletişim

CihanÜnal


birkadin_bir_hayat.jpg

cihanunalufak.gif

kadin_isterse.jpg

Cihan ÜNAL Arşivi:
2005-07-08 Taşköprülü Ünlülerden: Cihan ÜNAL / Ali ŞAHİN
_______________________________________________________
Cihan Ünal, tiyatro,sinema oyuncusu 1946 yılında Kastamonu, Taşköprü'de (Yazıhamit) dünyaya geldi. İlkokulu Tosya ve Kırıkkale'de, orta okulu Ankara Cebeci Ortaokulu'nda, liseyi ise Ankara Kurtuluş Lisesi'nde okudu. Yüksek öğrenimini Ankara Devlet Konservatuarı'nda (Şan bölümünde) tamamladı. (1969)Ortaokul ve lise döneminde Ankara Radyosu Çocuk Saati ve Halkevleri Tiyatro Bölümü'nde amatör çalışmalara başladığı oyunculuğunu 1968'den sonra Devlet Tiyatrosu'nda sürdürdü. Aydın fikirli, sanatı seven, destekleyen babası ilkokul öğretmeni Hüseyin Ünal ile annesi Rahiye Ünal, çocuklarını her zaman sanata yönlendirdi.

Cihan Ünal'ın ağabeyi Mete Ünal, Ankara Opera Orkestrası'nda viyola çalıyor. Ablası Hepşen Akar da Ankara Devlet Tiyatrosu sanatçısı. Cihan Ünal ailesinin desteğini hiç unutmadı...

'Benim sanatçı olmam da annemle babam kadar, ağabeyim ve ablamın da destekleri büyük oldu. Eğer tiyatro oyuncusu olmasaydım, bir enstrüman çalmayı, müzisyen olmayı düşünürdüm.'

Cihan Ünal, 1968 yılında Ankara Devlet Konservatuarı Yüksek Bölümü'nden mezun oldu ve Ankara Devlet Tiyatrosu'nda çalışmaya başladı.

'1982 yılında bazı özel nedenler yüzünden Ankara Devlet Tiyatrosu'ndan ayrıldım. 1989 yılında İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatroları'na geçtim. 'Evita'daki 'Che' rolünü canlandırdım. 1995 yılında Gencay Gürün'ün kurduğu Tiyatro İstanbul'a geçtim.'

Cihan Ünal oyunculuk dışında da tiyatroya hizmet etti. 1978 yılında Berlin'de ZDF Televizyonu yapımı "Gül ve Bülbül" filminde başrol oynadı. 1969-82 yıllarında Ankara Devlet Konservatuarı Yüksek Bölümü'nde, 1982'de ise İstanbul Mimar Sinan Üniversitesi Tiyatro Bölümü'nde öğretmenlik yaptı. Sahne, mimik, diksiyon dersleri verdi.

1980'lerde tiyatrodan uzaklaşarak televizyon ve sinema alanında ün yaptı. 1980 yılında TRT'de yayınlanan Yücel Çakmaklı'nın yönettiği 'IV.Murat' dizisiyle bir anda milyonların tanıdığı sanatçı oldu. Ünal, 1985 yılında yine Yücel Çakmaklı'nın yönettiği 'Osmancık' (Kuruluş' dizisinde 'Osman Gazi' rolünü oynadı. 1981-89 yılları arasında birçok sinema filminde oynayan Cihan Ünal, ilk evliliğini bir dönemin tanınmış mankeni Sabiha Tarhan ile yaptı. Bu evlilikten Irmak adında bir kızı olan Cihan Ünal'ın hayatındaki en hareketli, en duygu yüklü dönem de bu süre içinde yaşandı. Çünkü o dönemde Türkan Şoral'la tanıştı, büyük bir aşk yaşadı ve evlendi. Evet, Ünal 'Seni Kalbime Gömdüm' ve 'Mine' adlı filmlerde kamera önüne birlikte geçtiği sinemanın Sultan'ına aşık oldu. Türkan Şoray'la evliliğinden de bir kızı oldu.

TİYATRODA: Bir Bardak Su (1968), Damdaki Kemancı (1969), Dördüncü Murat (1970), Romeo ve Juliet (1971), Becket (1971), Yanlışlık (1974), Harold ve Maude (1977), Bağdat Hatun (1980), Kral Lear (1981).

BAŞLICA FİLMLERİ: Şeytan (1974), Dördüncü Murat (1980- TV), Seni Kalbime Gömdüm (1982), Mine (1982), Körebe (1983), Bir Sevgi İstiyorum (1984), Bir Kadın Bir Hayat (1985), Kurtuluş (1987- TV dizisi), Gece Dansı Tutsakları (1988), Kadın İsterse (2005-TV dizisi).

KAYNAKLAR: 1. Görsel Genel Kültür Ansiklopedisi, cilt: 14, s.8838.
2. Kim Kimdir? ; http://www.turksinemasi.com

cihan.jpg

cihan_unal.jpg

3. Cihan Ünal'ın oynadığı 20 Film ve Dizinin Künyesi "4x10.com/oyuncu" sitesine tıklayınız...

minedeturkansorayla.jpg

21 yıl sonra yeniden

BORA BAĞCIBAŞI

Yeni bir sinema filmine hazırlandığını belirten Türkân Şoray, önceki gece yakın arkadaşı Selim İleri ile Arnavutköy'deki Vira Vira isimli balıkçıda yemek yedi. İleri'yle yeni bir sinema filmi projesi üzerinde konuştuklarını belirten Şoray, "Önümüzdeki hafta Selim Bey'in televizyon programına konuk olacağım. Yemekte sinema ve yeni projeler üzerinde konuştuk. Birlikte bir projemiz var ama sır yok" dedi. Yıllar önce İleri'nin senaryosunu yazdığı ve Cihan Ünal ile birlikte "Seni Kalbime Gömdüm" isimli filmde oynadığını belirten Şoray, yeni filminde de eski eşi Cihan Ünal'la kamera karşısına geçebileceğini söyledi. Şoray, 1983'te Kastamonu'da evlendiği ve 1987'de ayrıldığı Ünal ile "Mine", "Seni Kalbime Gömdüm", "Seni Seviyorum", "Bir Sevgi İstiyorum"un ardından son olarak 1985'te "Körebe" isimli filmde oynamıştı.
Milliyet, 06.01.2006

cihan_turkan.jpg

aa4.jpg

cihan2.jpg

cihan_unal_2-200-140.jpg

korebe.jpg

aa3.jpg

mine.jpg

8190_1.jpg

'Bütün ailemi toplasam kendi tiyatromu kurarım'
______________________________________________________
Aktör Cihan Ünal'ın kızı Irmak, ABD'deki eğitiminin ardından kısa süre önce Türkiye'ye döndü. "Kampüsistan" dizisinde rol alan genç oyuncu, "Babama da onun oyunculuğuna da hayranım" diyor

Yiğit Karaahmet

Irmak Ünal ünlü bir babanın, Cihan Ünal'ın kızı. Ve de ünlü bir kızın, Yağmur Ünal'ın ablası. Dört yıl yaşadığı Amerika'dan Türkiye'ye uzun saçlı, dövmeli kocasıyla döndü. Henüz 26 yaşında. Artık sadece akrabalık ilişkileriyle değil, "Kampüsistan" dizisinin oyuncusu olarak da tanınacak.

Oyuncu olmaya nasıl karar verdiniz?
Oyunculuğa 21 yaşında merak sardım. Türkiye'deyken oyunculukla hiç ilgilenmedim. O daha çok bastırılmış bir duyguydu benim için.

Neden bastırmıştınız bunu?
Tepende Cihan Ünal gibi bir örnek varken çok zor oluyor. Babama, oyunculuğuna hayranım. En büyük hayalim bir gün babamı yönetmek. Ama onun oyunculuğu bana çok büyük bir baskı gibi geldi. Anne tarafımda da ilginç bir şekilde herkes tiyatrocularla evlenmiş durumda. Bütün ailemi toplasam kendi küçük tiyatromu kurabilirim.

Türkiye'de oyuncu çocukları genellikle o mesleği seçerler halbuki.
Öyle ama ben hep uzak kalmak istedim. Bilkent Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı'nı bitirdim. San Fransisco'ya gittim. İki ay sonra da Academy of Art College'da Film ve Televizyon Bölümü'ne girdim.

Neden Türkiye'ye dönmek istediniz?
Evlendim. Bu arada iş aramaya başladım ama bulamadım. İki seçenek vardı önümde: Ya Los Angeles'a gitmek ya da Türkiye'de bir şeyler yapmak. O sırada Kanal D'nin "Kampüsistan" dizisi için teklif geldi.

Kocanızla nasıl tanıştınız?
1999 yılında okurken tanıştık. O yaz önce çok yakın arkadaş, sonra sevgili olduk. Kocam çok iyi bir DJ'dir. San Fransisco'nun en iyi kulübünün 10 yıldır DJ'i. Önce müziğine aşık oldum. Mesela Tarkan'ın "Kuzu Kuzu"suna remiks yaptı. Tarkan remiksi çok beğendi. Ama sonra bir anlaşmazlıktan kullanılmadı.

Çaldığı kulübe mi gidiyordunuz?
Evet. Çok büyük bir arkadaş grubuyla gittiğimiz bir geceydi. Dans ediyor, inanılmaz eğleniyordum. Bu adamı görmeliyim dedim. Ben pistin bir ucundaydım, o başka bir ucunda. Yanına gittim, gördüğüm tek şey eğilmiş bir kafa, bir saç yığını, hareket eden iki tane kol oldu. Kocamın saçları benimkilerden de uzundur.

O sizi gördü mü?
Tabii ki göremedi. Bir dergiden nerede çıktığını takip ederek her hafta peşinden oraya gittim. Sonra ortak arkadaşlarımız çıktı. Mayıs 2002'de evlendik.

Kocanızın sizi Türk geleneklerine göre babanızdan istediği yazıldı...
Gazeteciler "Sizi Allah'ın emri peygamberin kavliyle mi istedi?" dediler. Ben de "Üç kelimeden fazla Türkçe bilmeyen biri nasıl o cümleyi kursun!" dedim.

Nasıl oldu peki o iş?
Bana sordu, açıkladım. Aileler birbirine gider, kahveler yapılır. Kız mutfaktayken senin baban o cümleyi kurup kızı ister dedim. O da "Biz nasıl yapabiliriz?" dedi. Sabahın altısında babası babamı uyandırdı ve beni istedi. Sonradan "Beni uyku sersemliğiyle yakaladınız" diye espri yaptı.

"Türkan Şoray'a 'Türkan anne' diye hitap ederdim"
Kocanızın marjinal biri olduğu söyleniyor... Annemle havaalanında karşılaştılar ilk. "Bak bir sürü dövmesi var" diye annemi uyarmıştım. Kocam Türkiye için marjinal bir tip sayılabilir. Ama Amerika'da bile insanlar dönüp bakıyorlardı.

Babanız Türkan Şoray'la evlenince neler hissetmiştiniz?
Hiçbir zaman sorunum olmadı. Babam evlendiğinde 6 yaşındaydım, o yüzden çok bir şey fark etmedim.

Türkan hanım size nasıl davranırdı?
İnanılmaz iyiydi. Bir anne nasıl davranırsa öyle davrandı. Ona "Türkan anne" diye hitap ederdim.

Yağmur'un doğumunu hatırlıyor musunuz?
Aramızda yedi yaş var ama hatırlıyorum. Onu bir kere bile kıskanmadım. Kavga da etmedik.

'Babamla ilişkimiz gittikçe daha iyi oluyor'
Siz Türkiye'ye dönene kadar doğru dürüst tanınmıyordunuz. Halbuki ünlü bir babanın kızısınız.
Ben bilinmemeyi tercih ettim. Babam gurur kaynağım ama yaptığım işlerle anılmak istiyorum. Mesela siz şu anda benimle Cihan Ünal'ın kızı olduğum ya da onunla bununla gezdiğim için değil hayatta bir şeyler yaptığım için röportaj yapıyorsunuz.

Babanızla ilişkiniz nasıl?
Gayet iyi ve gittikçe de iyiye gidiyor. Büyüme çağındaki kızların bazen sorunları oluyor babalarıyla. Ben ona çok düşkünüm ve hayranımdır. Soğuk görünür ama bir insanı sevdikten sonra açılır. Sert değildir ama otoriter bir babadır.

Oyunculukla ilgili önerileri oldu mu?
O konularda beni çok özgür bıraktı. Bana sadece hayatımda bir kere "Konservatuvar düşünür müsün?" dedi. Ben istemedim.
Milliyet gazetesi Pazar Eki, 02 Ekim 2003

ÖZLÜ SÖZ
"Büyük kızım Irmak, Bilkent İngiliz Filolojisi'ni bitirdi. Daha sonra San Francisco'da sinema okudu ve 'Evlenmek istiyorum,' dedi. Ben de gittim, evlendirdim. Şimdi sanırım farklı ülkelerde olmanın getirdiği zorluklar onları ayırdı. Ama kendi kararlarını alabilecek, evlilik yaşamış, olgun bir genç kadın. O yüzden o konuya fazla girmek istemiyorum."
Cihan Ünal "İstediğiniz gibi yetiştirebildiniz mi kızlarınızı?' sorusunu yanıtlıyor fakat soruyu anlamamış gibi bir havası var.

Radikal; 11 Haziran 2005

_eytan_c_nal.jpg

cihan_unal_ve_kizlari_02.jpg

cihan_unalve_kizlari.jpg

imperiaflex_0_0_0.jpg


anasayfaya dön

anasiteye dön